Düşüyor içime dipsiz bir kova
yaşamak ne zor kalbi olana.
Yaşına hürmeten senin ey dünya
Demedim bir şey, yaptıklarına
Kaldırmadım elimi karıncaya
Deme sakın, o yerde
Yerdeyim ben de.
Herkes bir parçamı alıyor hatıra diye... Çöpçü çöpümü,dünya vaktimi ve ölüm beni...
Sanki bu dünyada cebindeki tüm adresleri kaybetmiş bir yabancı gibiyim... Yolumu şaşırdım...Ve bundandır yordam da bilmeyişim…
Herkese yeter bahardan arta kalan
Razı olursak kışa.
Dokunsalar, ağlayacağım bir ömür boyu.
ve değseler hüznüme, döküleceğim parça parça.
bir anlık değil boğulduğum bilinmezlik.
acısı çıkıyor sustuklarımın;
oysa ben iyiyim görünürde!
Keşke hayatımın bazı bölümleri için
şunları söyleyebilseydim, Bunlar montaj.
Ve terk etti bizi huzur denen sevgili
Kalakaldık, şaşkınlığın avuçlarında
Billur bir kuş gibi...
kendimi de koysam ayağımın altına
yine de yetişemiyorum ey aşk,
omzunun hizasına.
Yüreğim!
Toparlan gidiyoruz...
Ne giysem yakışmıyor uçurumlardan başka
Dağıtamıyor hiçbir güneş ruhumdaki sisi
Ve ben hala yarın güzeldir diyorum
Kalmasa da albenisi.
Dilinin ucunda ne varsa insanın,
İşte ben ona inandım.
Allah'ım bana kaldırımların kalbinden tak; yürüsünler gitsinler sesim çıkmasın.
İkide bir yüzüme çarpılan bir günah gibisin. Yine de seviyorum seni, aklının eremeyeceği kadar. Kalbime sığmaz oldun.
İnsan bir fabrika olsaydı, ne üretiyor olurdu?
Mazeret...
Özlediğim veya heves ettiğim dünya ile içinde bulunduğum dünya arasında, kabul etmek gerekir ki dünya kadar fark var.
Bilmezdim aşksız yürek
Ağacın yaprakları döküldüğünde
Çıplak kalan yuva kadar ürkek.
Irmağın akıp gitmesini beklersek; gözlerimiz geçer ancak karşıya.
Gerçi söylenmez böyle şeyler uluorta, aşk diyor başka bir şey demiyor kalbim.
Başımıza gelenlerden korkmadığımız için, bütün korktuklarımız başımıza geldi.
Ben uzaktan severim, seni de öyle sevdim.
Çocukluk insanın şiir halidir; diğer dönemleri ise düzyazı.
Nasıl sevdiysem, öyle kaldın sen.
Mesafe iyidir, ayrılık değil!
Huzur denilen o mübarek kumaşın.. şu sıralar ihtiyacım var her santimine.
Bana günahtır, nereye gidersem orası senin yurdun,
çünkü aklımdan çıkmıyorsun.
Ağzın tat görmesin hayat, kandırdın beni.
Kendine gel diyorsun, gelsem olmaz mı sana?
Su dökme ardımdan, ayrılık yeşermesin...!
Ölümden korkuyor musun diyor okurun biri neden korkayım, ona ne yaptım ki.
Bir sandalye çektim zor günlerin altına..
Anlatıyorum, hiç konuşmadan ... Buğdayın içini dökmesi gibi...
Sıradışı olmak için, illa sırayı bozmak gerekmez.
Lütfen sıraya giriniz.
Ama mevsimler gibi…
Senin yanında ömrüm uzuyor Diyecektim, demedim...
Dünya küçük demişlerdi.. Nerdesin ..?
Ey neşe, ey kız kardeşi huzurun, Sesime küsüm, konuşamam seninle.