Bütün dünyayı verseler ve buna karşılık bir karıncanın ağzındaki taneyi almamı isteseler, bu zulmü yapmam.
Dil bir ölçüdür; cehalet onu hafiflettiği gibi akıl da onu ağırlaştırır.
İnsanlar yaşarken uyur, ölürken uyanırlar.
Mazlumun Zalimden Öcünü Alacağı Gün, Şüphesiz Zalimin Zulmettiğı Günden Daha Çetin Olacaktır.
Bilgi kadar zenginlik yoktur. Cehalet kadar yoksulluk yoktur.
Her sayılan biter her beklenen gelir.
Dostlarının gönlünü kırma.
Düşmanlarının arzularını yapmış olursun.
Açlığın için onurundan vazgeçersen,
Açlığın geçer ama onursuzluk baki kalır.
Senden soruluncaya kadar susmak, susturuluncaya kadar söylemekten hayırlıdır.
İnsanlarla öyle geçinin ki öldünüz mü ağlasınlar size; sağ kaldınız mı sevgiyle çağrışsınlar sizin için.
Başkalarının acılarından, geçmiş felaketlerinden ders alanlar, gerçekte mutlu kişilerdir.
Cenneti Arzulayan Bir Kimse, Mutlaka Dünyada Şehvetlerinden Fedakarlık Etmelidir.
Tövbe etmek dururken ümidini kesene şaşarım.
Öfke, tutuşturulmuş bir ateş gibidir. Her kim ki öfkesine hâkim olursa, onu söndürür. Ve her kim onu salıverirse, ilk yanan kendisi olur.
Sizin en kötünüz, insanları çekiştirerek
dostlar arasında ayrılık düşüren ve
temiz insanlara kusur bulan kimsedir.
Dostlukta ileri gitme, olur ki o dost bir gün düşman kesilir; düşmanlıkta da haddi aşma, olur ki o düşman bir gün dost olur.
İyi Damat; Kazanılmış Bir Erkek Evlattır..!
Kötü Damat ise, Kaybedilmiş Bir Kız Çocuğudur..!
Alçakça söylenen bir söze karşılık vereyim deme
çünkü o sözün sahibinde onun gibi daha nice düşük sözler vardır.
Akıl gibi zenginlik, bilgisizlik gibi yoksulluk, edep gibi miras, danışmak gibi arka olamaz.
Bir kişiyi lâyığından fazla övmek riyâdır, dalkavukluktur; lâyığından az övmekse ya dilsizlikten ileri gelir, ya hasetten.
Sözün dikildiği yer, gönüldür; ısmarlandığı yer düşüncedir, onu kuvvetlendiren akıldır, meydana çıkaran dildir; bedeni harflerdir, canıysa anlamı; süsü, düzenli söylenmesidir; düzgünlüğüyse doğru oluşu.
Haksızlık önünde eğilmeyiniz. Çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz.
Yüksekliği aradım, onu alçakgönüllülükte buldum.
Çalışanlar, kötülük düşünmeye vakit bulamazlar. Çalışmayanlar ise, kendilerini kötülükten kurtaramazlar.
Doğru söz nereden gelirse gelsin alınız.Söyleyene değil,söylenen "SÖZE" bakınız.
Dünün geçti, yarınında belli değil, öyleyse bugünü iyi geçirmeye bak.
Dünyada halkın efendileri cömertler, ahirette ise çekinenlerdir.
Bilmeyenin konuşması kadar, bilenin susması'da çirkindir.
Gerçeği insanların ölçüleriyle değil, insanları gerçeğin ölçüsü
ile tanı.
Hiçbir acı cehaletten daha fazla zahmet verici değildir
Hiçbir zaman cahil bir insanla tartışmayı kazanmadım.
Çok sert olma, kırılırsın. Çok yumuşak olma, ezilirsin.
Hayret ederim o kişiye ki, hastalık korkusuyla yemekten perhiz eder de, Cehennem korkusuyla günahtan perhiz etmez.
Bana bir harf öğretenin, kırk yıl kölesi olurum.
Hiçbir işte gerektiğinden çok acele etme. Dikkatli olanlar
kendilerini zor duruma düşmekten korurlar.
Kişiyi hak ettiğinden çok övmek riyadır, layık olduğundan daha
az övmek ise, ya acizlikten ya da hasettendir.
Şahsınıza yapılan kötülüğü affedin, milletinize yapılanı affetmeyin.
Çocuklarınızı bugüne göre değil, geleceğe göre yetiştiriniz.
Dilim kestikçe kılıcım kınından çıkmaz.
İnsanların aklının alacağı kadar konuş.
Gözün ile değil, yüreğin ile hüküm ver.
Akıllının dili gönlünün ötesindedir, ahmağın gönlüyse dilinin ötesinde.
Âlim ölü olsa bile diridir, Câhil diri olsa bile ölü.
Söz ilaç gibidir; azı yaşatır, çoğu öldürür.
Gözünün nurunu geliştirmek isteyen, Allah korkusuyla ağlasın.
Güzel ahlak, en iyi arkadaştır; mü’minin amel defterinin nişanesi güzel ahlakıdır.
Haklı olduğun zaman, hiç kimseye boyun eğmeyeceksin.
Akıl gurbette yakın bulmaktır; ahmaklık vatanda gurbete düşmektir.
Cenneti arzulayan kimse, dünyada nefsin arzu ettiği şeylerden uzak dursun.
Akıllı adamın yüreği sırlarının kasasıdır.
Erdem sahibinin değerini, yine erdem sahibi olanlar bilir.
Evvela kendi nefsinize, sonra insanlara nasihat et.
Sabır en güzel huy, ilim en güzel süs eşyasıdır.
Çalışanlar kötülük düşünmeye zaman bulamaz, tembeller ise kötülükten kurtulamaz.
Seni ıslah etmeyen bilgi sapıklık, sana faydası olmayan mal vebaldir.
Süse ve ziynete heves eden erkekler, erkektir ; ama MERT değillerdir.
Çocuklarınızın yarın söz sahibi olmasını istiyorsanız, daha bugünden onlara iyi kitaplar hediye ediniz.
Cömertlik, istemeden vermektir. İstendikten sonra vermemekse utançtandır ve kötüdür.
Ayıbın en büyüğü, ona benzer bir ayıp sende de varken; başkasını ayıplamandır.
İnsanların gönülleri ürkektir; kim onları elde ederse ona alışırlar.
Her derde bir deva bulunur... Lakin Ahlaksızlık illetini iyi edecek bir ilaç yoktur.
Nice kan vardır ki onu dil döker.
Hasetçinin huzuru, çabuk darılanın dostluğu, yalancının ise yiğitliği olmaz.
Rızık, zekasızların; mahrumiyet, akıllıların; bela ise sabrın payıdır.
Sabrın imandaki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir. Sabrı olmayanın imanı olmaz.
Akıl tamamlandı mı söz azalır.
Herşeyi boğazına atan zengin, fakir hükmündedir.
Azim ve sebat, insanların en büyük yardımcısıdır.
Kişinin kendini beğenmesi, aklının zayıf olduğuna delalet eder.
Zahidlik, arzuları azaltmak, her nimete karşı şükretmek ve Allah’ın haram kıldığı şeylerden kaçınmaktır.
Üç şeye riayet eden mesut olur: Nimet ulaştığında şükretmek, rızık kesildiğinde mağfiret dilemek, sıkıntıya düştüğünde çok La havle vela kuvvete illa billah demek.
Tamah cahillerin kalplerini hafifleştirir, yerinden söker; arzular, onu rehin alır; hileler, onu bağlar.
Ey âdemoğlu, ihtiyacından fazla kazandığın şeyi başkası için biriktirmedesin.
Sorun beni yitirmeden; çünkü andolsun Allah'a, Kur'an'da hiç bir âyet yoktur ki niçin ve kimin hakkında indi, nerede indi, düzlükte mi, dağlıkta mı, hepsini de en iyi bilenim ben. Gerçekten de rabbim bana, anlayan bir akıl, söyleyen bir dil ihsan etmiştir.
Sabır iki çeşittir: Musibete karşı sabretmek; bu iyi ve güzel bir şeydir; bundan daha güzeli ise, Allah’ın haram kıldığı şeye karşı sabretmektir.
Sana rağbet ve muhabbeti olan kişiye rağbet etmemen, nasibinde noksana düşmendir.Senden hoşlanmayana rağbet etmense alçalmandır.
Rabbin rızasını kazanmak isteyen, zulmeden buyruk sâhibine karşı adalet sözünü söylemelidir.
Sabır, hedefe ulaşmanın anahtarıdır; direnişin sonu zaferdir. Her isteğin gerçekleşmesinin bir vakti vardır; kader, o vakti harekete geçirir vücuda getirir.
Hiçbir insan, ister şaka olsun, ister ciddi, yalan konuşmayı terketmedikçe imanın tadını anlamaz.
İman, kabul olan söz dil ile şehadet etmek, yapılmış olan amel ve akıl ile tanımaktan ibarettir.
İnsanoğlu, her şeyden daha çok terazinin (kefelerine) benzer; ya cehaletiyle hafif veya ilmiyle ağır olur.
İnsanların en âcizi, insanlardan kardeş edinemeyenidir; ondan daha âcziyse kardeş edindikten sonra onu yitirenidir.
İyilik yapmak, hayır ameli gizlemek, belalara karşı sabırlı olmak ve musibetleri dile getirmemek, cennet hazinelerindendir.
Kendinize Allah yolunda kardeşler edininiz. Çünkü onlar dünya için de ahiret için de lazımdır.
Korku ümitsizliğe eş olmuştur; utanç mahrûmiyete. Fırsat bulut gibi geçip gider; hayırlı fırsatları elde etmeye çalışın.
Mümin, kardeşlerine karşı ululanmaya, ona güler yüz göstermemeye başladı mı, ondan ayrıldı demektir.
Mü’min kişi gününü üç zamana ayırır: Bir bölümünde Rabbiyle münacat eder. O’na ibadet eder; bir bölümünde kendi nefsini muhasebe eder; bir bölümünde de helal ve güzel lezzetlerle meşgul olur.
Namaz, her temiz kişinin Allah'a yaklaşmasıdır. Hac, her zayıfın savaşıdır. Herşeyin zekâtı vardır; bedenin zekâtı da oruçtur. Kadının savaşıysa kocasıyla iyi geçinmesidir.
Hiçbir işte gereğinden çok acele etme. Dikkatli olanlar kendilerini zor duruma girmekten korurlar.
Hikmet mü’minin yitik malıdır; bu mal, şer ehlinin elinde olsa bile onu alması gerekir.
İlim maldan hayırlıdır; ilim seni korur, sense malı korursun. Mal, vermekle azalır, ilim öğretmekle çoğalır.
Ey insanlar, dünya sevgisinden sakının; zira dünya sevgisi her günahın başı, her belanın kapısı, her fitnenin yoldaşı, her musibetin de sebebidir. Eğer Bir Gün Dünyaya Ait Derdin Olursa Rabbine dönüp'Rabbim Çok Büyük Derdim Var'deme; Derdine Dönüp Çok Büyük Rabbim Var'de.
Her musibetin bir zamanı vardır, o zaman mutlak yaşanmalıdır; o musibet birinizin başına geldiğinde, zamanı gelip geçene kadar teslim olup sabretsin. Zira musibetin yöneldiği zaman onu gidermek için çare aramak, onun zorluğunu çoğaltır.
Hâin kişilere vefâda bulunmak, Allah'a hıyânette bulunmaktır; hâinlere gadretmekse, Allah'a vefâ etmek demektir.
Ey âdemoğlu, kendi nefsinin vasîsi ol da malında, senden sonra ne yapmalarını istiyorsan sen yap.
Eğer hayırlı bir iş görmek istersen, bugünün işini yarına koyma. Çünkü yarına kadar ne olacağı belli değildir.
Düşünce sâf bir aynadır. İbret almak korkutan bir öğütçü, başkasında görüp de hoşlanmadığın şeyden çekinmense edep olarak yeter sana.
Dünyâ dört şey üstünde durur: Bilgisiyle amel eden, halka da öğreten bilgin; öğrenmekten utanmayan, çekinmeyen bilgisiz, varlığında nekeslikte bulunmayan cömert, âhiretini dünyâsına satmayan yoksul. Bilgin, bilgisini yitirirse, bilgisiz de öğrenmekten çekinir. Zengin, malında nekeslik ederse yoksul da âhiretini dünyâsına satar.
Dostların kalplerini insana ısındıran, düşmanların kalplerinden kini gideren en güzel şey, onlarla karşılaşınca güler yüzlü olmak, gıyabında hallerini sormak, huzurlarında ise iyi ve yumuşak davranmaktır.
Akıllının zannı, câhilin yakınınden daha doğrudur.
Allah bir kulu alçalttı mı, ona bilgi başarısını men'eder.
Arkadaşını zorlukta, gıyabında ve ölümünden sonra korumayan dost, dost değildir.
Babanın, misafirin ve mazlumun duaları geri çevrilmez.
Batıla yardım eden, hakka zulmeder.
Ben öyle bir insan istiyorum ki; iktidarda iken halktan biri sanılsın, halktan biri iken iktidar sahibi.
Allah'ın bir meleği vardır, her gün bağırır; doğun ölüm için. Toplayın yok olmak için, yapın yıkılmak için.
Büyük günahların kefâreti, zulme düşenlere yardım etmek, acze düşenleri ferahlandırmaktır.
Akıllı kişi ancak üç şey için yolculuk eder: Geçimini sağlamak, ahiretini elde etmek, yahut da haram olmayan zevk ve lezzetlerden faydalanmak.
Bilgin kişinin bilgisinden dolayı şükrü, bilgisiyle amel etmesi ve o bilgiyi, müstahak olana belletmesidir.
Bir toplumun yaptığına razı olan, onlardan sayılır. Onlardan sayılan her kişinin de iki suçu vardır: O işi işlemek suçu, o işe razı olmak suçu.
Biziz Peygamber'in elbisesi, onun dostları, ona hizmette bulunanlar, ona varılacak kapılar. Evlere ancak o kapılardan girilir; kapılardan başka yerden girenler hırsızdır; cezâya çarpılır.
Bütün kitapların özü Kur'an'da toplanmıştır. Kur'an'ın özü, ilk sûre olan Fatiha Suresi 'dir. Fatiha'nın özü 'Besmele'dir. Besmelenin özü iste bu (Be) harfidir. Ben de, işte bu (Be) harfinin altındaki noktayım.
Bildiğim, tanıdığım andan beri hakkı inkâr etmedim. Bana gösterildiği andan beri hakta şüpheye. düşmedim, yalan söylemedim. Kimse de benim yalan söylediğimi söylemedi. Ben ne yolumu sapıttım, ne de benim yüzümden biri yolunu sapıttı.
Bilgin, kadrini bilen kişidir; bilgisiz, yaptığını bilmeyen kişidir. Akıllı, ameline dayanır, câhil, emeline dayanır. Bilgin, kalbiyle, gönlüyle bakar görür; câhil, gözüyle bakar görür.İnanan kişinin günde üç işi vardır: Bir zaman Rabbiyle münâcât eder, ona kullukta bulunur; bir zaman geçimi için çalışır; bir zamanı da vardır, helâl ve güzel lezzetlerle zevklenir. Akıllı kişi, ancak üç şey için yolculuk eder: Geçimini sağlamak, âhiretini elde etmek, yahut da haram olmayan zevk ve lezzet elde etmek için.
İnananın yüzünde güleçlik vardır, kalbindeyse hüzün. Gönlü her şeyden geniştir, nefsi her şeyden alçak. Yücelikten nefret eder, şöhrete düşmandır, gamı gussası uzundur, düşünmesi derin. Susması fazladır; vakti yoktur. Çok şükreder, çok sabreder. Düşünceye dalmıştır, ihtiyâcı olanları görünce kendi ihtiyâcını hatırlamaz bile. Huyu güzeldir, geçinmesi hoş ve yumuşak. Şeref ve din bakımından serttir, huy bakımından kuldan alçak.
Oğulcuğum, benden dört şey belle, işlediğin zaman sana zarar vermeyecek dört şeyi de aklında tut: Zenginliğin en üstünü akıldır; yoksulluğun en büyüğü ahmaklık. Korkulacak şeylerin en korkuncu kendini beğenmektir; soyun-sopun en yücesi güzel huy. Oğulcuğum, ahmakla eş dost olmaktan sakın; sana fayda vermek isterken zararı dokunur. Nekesle eş dost olmaktan sakın; ona en fazla muhtâç olduğun zaman yardımına koşmaz, oturur. Kötülük edenle eş dost olmaktan sakın; o, pek az bir şeye seni satar gider. Yalancıyla eş dost olmaktan sakın; çünkü o, serâba benzer; uzağı yakın gösterir sana, yakını uzaklaştırır senden.
Zikir de Allah’ı hatırlamak iki çeşittir: Musibet vakti zikretmek, bu iyi ve güzeldir; bundan daha güzeli ise insanı Allah’ın haram kıldığı şeylere yönelmekten alıkoyan zikirdir.